• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Aydın 26 °C
  • Denizli 25 °C
  • İzmir 25 °C
  • Muğla 23 °C
  • Tff 3. Lig: Elaziz Belediyespor: 0 Aydınspor 1923: 1
  • Altın Palet Sualtı Görüntüleme Türkiye Şampiyonası Sona Erdi
  • Tff 3. Lig: Aydınspor 1923: 0 Çorum Belediyespor: 2
  • Tff 3. Lig: Elaziz Belediyespor: 0 Aydınspor 1923: 1
  • Altın Palet Sualtı Görüntüleme Türkiye Şampiyonası Sona Erdi
  • Tff 3. Lig: Aydınspor 1923: 0 Çorum Belediyespor: 2

"BANA KİMSE KARIŞAMAZ..."

Mehmet ÇOK

Her geçen yıl, bu ve bunun gibi sözleri içimiz yanarak duyuyoruz.

Yeni ergen de olsa, bir gencin yada ileri yaşlardaki birinin bu sözü sarfetmesi düşündürücü, bir o kadar da ibret vericidir. Zira; bu cümle son sözdür. Ve sahibini yalnızlığa iter. Sözün sahibi, yaşadıklarıyla baş başa kalır. Böyle bir insan, ailenin ve toplumun sırtında oluşmuş bir urdur.

Bu hür olmanın değil, başına buyruk olmanın tezahürüdür.

İnsan dünyaya geleliden beri bir diğerinden yardım isteyen bir canlı olmuştur. Hatta, yardım istemeyi hayvanlar aleminde bile görmek mümkündür.

Hal böyle iken, yardım edilmesi gereken bir hususta gidişatın bozuk ruhi ve bedeni yapının zarar göreceği bir halde başkasının dil yardımına "sen karışamazsın" demek bir insandan duyulabilecek bir söz değildir.

Bu gün için de; bizim gibi derin bir dini ve tarihi mirasın sahibi olanlar, her zamankinden daha çok birbirine yardım etmesi gerekirken, yardımların kestirilmesi ferdi ve toplumsal huzurun bozulma zillerininin çalmaya başlamasıdır.

Kötülüğün işlenmemesi hele hele yaygınlaşmaması için, bir dizi tedbirlerin alınması; kişisel, ailevi, sosyal ve idari görevlerdendir.

Bu tedbirler alındığı halde, bunların işlememesine çalışmak hatta kötü sıfatına sahip olan kişileri haklıymış gibi göstermeye çalışmak ve onları korumak adaleti kör etmektir.

"Bana kimse karışamaz" , " Sen kim oluyorsun" , diye diye; bu günlere geldik. Bu gün çektiklerinden, feryadı çevreyi inleten insanlarla dolu olduğunu görüyoruz.

Dün; bu acı cümleyi göğsünü gere gere söyleyenler, ne acıdır ki bu gün utanç içerisinde kendilerine uzanacak eli beklemektedirler.

Ve o el uzanıyorda.

Onca yaşanmış acıya, kırılan kalplere, tarumar olan zihinlere rağmen.

Devletin dolayısıyla organlarından bir kısmının vazifesi; eğitim, öğretim ve belirlenen sınırları korumaktır. Cahillikten ve inattan bu sınırlar çiğneneceğinde, can ve malı korumakla görevlendirilenler duruma müdahele ederler.

Ne kötüdür ki; bu durumdan rahatsız olanlar var. Bu insanlar, hala daha "sen bana karışamazsın" , "Ben özgür bir insanım..." diye söyleyip kafa tutmayı ayrıcalık zannediyorlar.

Aynı hareketten başı yandığında da; "Kimse benim elimden tutmadı" diye feryad-ı figan ediyor.

Şairin ifadesiyle; "Yaşayan ölü" olmamak için, bizi biz yapan temel değerleri ciddiye almalıyız. İşi; asra, çağdaşlığa ve modernliğe vurdurup yoldan çıkmamalıdır.

Peygamberimiz Hz. Muhammet(S.A.V) bu konuda "Ya kötülüğe engel olursunuz yada onların başına gelen sizin de başınıza gelir" diye buyurmaktadır.

Sağlıcakla kalın.
 

Bu yazı toplam 525 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın İlk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 256 212 99 88 | Faks : 0-256-212 99 88 | Haber Scripti: CM Bilişim